İZMİR AYAKLARIMIN ALTINDA
Hani demiştim ya sürprizler bitmemiş,devamı varmış diye.İşte dün akşam sürprizlerin devamını yaşadım doya doya J Öncelikle bu yılki hediyelerimden bir tanesinden bahsetmek isterim;bu yıl biraz cadılık yapıp ne istediğimi ima ettim Ali’ye J Uzun araştırmalar yapıp,bir çok yorum okuyarak istediğime karar verdiğim Braun Satın haır colour ES3 saç düzleştiricim oldu artık benimde…Hediyeme öğretmenler gününden önce kavuştum ben,kullandım ve çok memnun kaldım…Ürünü merak edenler için özellikleri;

230 dereceye kadar ısınma
Nemlendirme özelliği saçı düzleştirirken oluşan nem kaybını %50 oranında önler.Satin iyon teknolojisi sayesinde boyalı saçların (benim saçlarım boyalı değil ama yine de bunu aldım ben J )doğal nem dengesini koruyarak kaybolan nemin geri kazanılmasına yardımcı olur
Renk kaybını önleme özelliği boyalı saçlarda %70''e varan oranda renk kaybını önleyerek, saç renginde fark edilir derecede parlaklık sağlar
Kurumayı ve saçın zarar görmesini önleme özelliği geleneksel seramik levhalara kıyasla 3 kat daha fazla yumuşaklık ve aşırı kurumayı engelleme
Saçın tipine göre bakım özelliği sıcaklığı ince,normal ve kalın telli olmak üzere saç tipinize göre kontrol etmenizi sağlar
Hızlı ısınma süresi sayesinde 30 saniyede kullanıma hazır
Boost butonu : Erişimi zor bölgedeki saclar için ısıyı boost butonuna basarak hızlı bir şekilde arttırabilir.20 saniye süresince, cihazınız 20 derece daha fazla ısınır bu süre boyunca ışık yanar.Bundan sonra tekrar ayarlanmış ısısına geri döner
Otomatik kapanma
Şekillendirme sürecinizin daha pratik ve hızlı olması için, cihazınız en son ayarladığınız kişiselleştirilmiş ayarları bir sonraki kullanım için kaydeder
Ve dün akşam… büyüleyici manzarasına hayran kaldığım bir yerde nefis bir akşam yemeği ayarlamış sevgili.Altınpark city…Mekan henüz yeni sayılır,yeni olmasına rağmen şimdiden İzmirlilerin gözdesi oldu.Altınpark haberlerini gazetelerde çokça okumuş internette görmüştüm ama ilk defa dün akşam gitmek nasip oldu.Sevgili sabahın erken saatlerinde,beni okula bıraktıktan sonra oraya gidip her türlü ayarlamayı yapmış.Bana da ısrarla tembih etti “okuldaki yemeğe kalma,kalacaksan da az ye” diye.Güzel bir akşam yemeği yiyeceğimizi tahmin ediyordum ama böylesine güzel bir mekan

beklemiyordum açıkçası.Hani çok daha önceleri bir yazımda Asansör’den bahsederken demiştim ya “Şimdiye kadar hangi şehirde bulunduysam,hangi şehirde yaşadıysam hep o yerin şehri en yüksekten ayaklarımın altına seren zirve noktalarını sevmişimdir ben.Herhangi bir caddesi yada herhangi bir parkı değil ille de en yüksek yeri benim için” İşte Altınpark city tam da benim istediğim gibi bir yer.Çünkü orada kuşbakışı körfezi seyredebiliyor insan,hem de balkondan bakar gibi…Tesis, İzmir'in öyle bir noktasına kurulmuş ki, İzmir Körfezi'ni 180 derecelik açıyla, Bayraklı'dan Çiğli, Güzelbahçe açıklarına kadar 'kuşbakışı' seyredebiliyorsunuz. Karşıyaka, Konak, Güzelyalı, Göztepe ve Kadifekale sırtları ise rengârenk ışıklarıyla insanı kendinden geçiriyor.Dün gece biz serin olur düşüncesiyle rentaurantın içinde manzarayı net olarak gördüğümüz cam kenarında yedik yemeklerimizi.Yemeklerin sunumu çok güzel lezzetleri ise yerindeydi.Yemek sonrası dışarıya çıkıp o güzel manzarayı doya doya izledik.Üşümeyelim diye hemen küçük,polar battaniyeler getirdiler,her şey düşünülmüş yani.E her şey böylesine güzelken sanırım artık en uğrak mekanlarımızdan birisi olacak Altınpark city...kahvaltıya,çaya yada yemeğe gidip daha çok izleyeceğiz o güzel manzarayı J
Tesisle ilgili haberlere göre, alkol satışının yapılmadığı Altınpark City'ye önümüzdeki yıl yarı olimpik yüzme havuzu, ATV parkuru, paintball ve çim futbol sahalarıyla yürüyüş parkurları yapılacak. Tam olarak faaliyete geçtiğinde, Ege Bölgesi'nin en büyük eğlence ve dinlenme tesisi olacakmış.
Yemeğin,manzaranın ve sevdiceğin yaşattığı güzelliklerin tadını doyasıya yaşadım dün akşam.Altınpark’tan sonra annemlere (Alişimin annesi) kahve içmeye gittik.Ben,saatinde ilerlemesiyle iyice yorgun düşmüş bir vaziyette,gözlerim kapanmasın diye uğraşırken minik bir kutlamada orada yaptık ve tatlı bir sohbetin ardından geceyi sonlandırdık…
Bu meslekte daha nice güzel günler,daha nice güzel öğretmenler günleri görürüz inşallah…
Neşeniz bol olsun…















ettiriyoruz.Başucumuzdan kitaplar eksik olmuyor ve fırsat buldukça okuyoruz.Sanırım benim okuma tutkum Ali ye göre daha ağır basıyor.Geçtiğimiz şubat tatilinde sabahları geç kalkıp geceleri de bir türlü uyumak bilmediğim için,gece bol bol kitap okuma fırsatım oldu.Ama sevdicek ertesi gün işe gideceği için uyumak zorundaydı ve ilk zamanlar “olsun ben ışıkta da uyurum,sen uykun gelene kadar oku” demesine karşın ışıklı bir ortamda uyumanın zorluğunu,uyunabilse de bedenin dinlenemediğini ve uykuya doyulmadığını bilirim.İlk başlarda yatak başımızdaki ışıklarla okudum.Sonra sevgilim bana bir gün bu minik okuma ışığını getirdi.İşte ondan sonra tatildeki okuma keyfim Alişim i rahatsız etmemenin verdiği rahatlıkla ikiye katlandı
