21.10.2009 · Kategori: AYSENUR__dan

KÜÇÜK AMA GÜZEL ŞEYLER...

Son zamanlarda tarihe damga vurmuş olaylar üzerine kurulmuş hoş öyküleri okuyorum çoğunlukla.Hele de bizim tarihimize batılıların bakışı daha çok ilgimi çekiyor.Elimde Roderick Conway Morris’in Cem Sultan-Sürgündeki Veliaht (epsilon yay.) adlı kitabı var.Cem şimdi nerelerde diye düşünürken okumaya ara verdim…Şu an kendini bulutların arasına saklayan güneş günün büyük bir zamanında cömert davranıyor İzmir’e.O ne kadar cömert olsa da sabahın insanın içini ürperten serinliği,sararmış yapraklar yazın geçip gittiğini söylüyor.Yaz bitti…

Geçip giden sadece yaz değil kimler kimler gelip geçmiş işte…

Aklım Burak Reis’in Cem Sultan’ı arama maceralarına takılı kalıverse de çayımı tazeleyeyim diye kalkınca koptum olaydan J Bilgisayarın başına da oturmuşken sizlere benim şirin sınıfımı göstereyim istedim.Bizim okulda derslik sistemi var.Her branşın ayrı bir sınıfı olunca sınıf içinde her türlü düzenlemeyi yapabiliyoruz…dersimize,konularımıza göre…

 
Beni bilirsiniz ben öyle boş duvarlara bakarak ders anlatabilecek bir öğretmen değilim.İçinde bulunduğum mekan önce beni rahatlatmalı,orada bulunmaktan mutlu olmalıyım.Gerçekten de içinde bulunmaktan sadece benim değil tüm öğrencilerimizin keyif aldığı bir sınıf ortamı yaratmak için didinip duruyoruz son günlerde.Geçtiğimiz pazartesi günü son dersin bitiş zilinin çalmasıyla benim canavarlar her zamanki gibi fırlayıp gitti sınıftan.Ben bir taraftan kitaplarımı (ders kitabı,öykü kitabı,bilmeceler-fıkralar kitabı bir de şiir kitabı) dolaba yerleştirmeye çalışırken etrafımda toplanan guruba laf yetiştirmeye çalışıyordum.Ben hararetli hararetli işimi yaparken bir baktım Alişim gelmiş..J Bu arada benim öğrenciler Ali nin hayranı,Ali ile konuşmaya çekiniyorlar hep uzaktan durup hayran hayran tepeden tırnağa inceliyorlar,onunla göz göze gelmeye çalışıp gülümsüyorlar .O olmadığı zaman beni yakalayıp “eşiniz miydi?”, “ay çok yakışıklııııı, örtmenim çok şanslısınız”, “ay çok yakışıyorsunuz büyünce bende böyle evlencem”, “örtmenim eşiniz bi gün dersimize gelsin noluuur” gibi sözlerle beni güldürüyorlar.Ali ye olan bu ilgiyi kıskanıyorum çoğu zaman, ama çaktırmıyorum J Ali’yi görünce 6 saattir ders anlatmanın vermiş olduğu yorgunluk uçtu gitti benden.Hele bir de onun sınıfımızı güzelleştirmek için yanında getirdiklerini görünce bir dakika bile durmadan işe başladık.Çiçekli-kelebekli rengarenk stickerları duvarlara yapıştırdık,yıkanmış bembeyaz olmuş tüllerimizi astık,öğrencilerimin bu yılki eserlerini panoya astık…derken çiçek gibi bir sınıfımız oldu.Sınıfın yeni halini gören öğrenciler boş durur mu öncelikle sınıfımızı çok sevdiklerini söyleyip beni mutlu ettiler ve bizim renkli çiçekler arasına birbirinden güzel söz ve yazılar getirip yapıştırdılar.Hatta bir tanesi sınıfımız için çok güzel bir duvar saati,bir diğeri harika bir çerçeve,biri rengarenk bir masa örtüsü almış.E artık bundan sonrasını onlara bıraktım ben, daha da güzel şeyler yapacaklarına eminim…

 
Sevgili sadece sınıfı güzelleştirme konusunda değil özellikle haftasonu ben derslere hazırlanırken birbirinden ilginç fikirleriyle bana o kadar çok yardımcı oluyor ki.Bu konuda cidden çok şanslıyım,benim hiç aklıma gelmeyen etkinlikler,oyunlar,örnekler ve en önemlisi hediye fikirleri hep onun aklına geliyor.Anlatılacak konular üzerine onunla uzun uzun konuşup tartışmayı çok seviyorum.Konularımızı güncelleştirerek öyle bir yorumluyor ki neden bunlar benim aklıma gelmiyor diye kendime kızıyorum
J Şimdi heyecanla onu bekliyorum gelsin de Cem Sultan hakkında konuşalım…evet işten gelir gelmez kafasını şişireceğim sevgilinin J

 

Neşeniz bol olsun…

Kalıcı Bağlantı Yorum (17) Yorum yaz!

17.10.2009 · Kategori: benligime hosgeldin icimin gulen yuzu

KÜÇÜK HEDİYELER,BÜYÜK MUTLULUKLAR

Haftasonları yahutta akşamları dışarıya çıktığımızda sevgili ile aynı-yakın renkleri üzerimizde taşımayı seviyoruz.Çoğu zaman bunu bilerek yapmıyoruz kendiliğinden oluşuveriyor tarzımız,birbirine yakın renkler,bize yakışan bir güzel çift tarzı…Geçen gün yolumuz Mavi’ye düştü.Aslında düşmedi şehir dışına çıkarken ben bilerek düşürdüm oraya yolumuzu J Çünkü Mavi den gelen mesajlar sürekli “indirim var” diyordu,gideyim bakayım ne inmiş diye merak ettim işte.Mavi nin koleksiyonu bu yılda çok hoş ayrıntılarla dolu,özellikle İstanbul tişörtleri hala çok güzeller.Spor giyinmeyi sevip rahat bir tarz yakalamak isteyenler bu indirimleri kaçırmasın derim.Biz buz mavisi jeanlerimizi çok severek aldık bize de çok yakıştı J Ha bu arada bayan Jeanlerde indirim her zamanki gibi daha fazla J

                                    ***********************

Geçen haftamız çok ama çok yoğun geçti.Akşam gezmeleri,şehir dışı (yakın yerler)kaçamakları,arkadaş buluşmaları…Bunun üzerine bir de gündüzleri iş yoğunluğunu ekleyince günler nasıl geçti anlayamadık.Benim iki okulumdan bir tanesi çok merkezi bir yerde.Yani okuldan çıkınca cennete düşmüş misali bir sürü,rengarenk mağaza vitrini ile karşılaşıyorum.Vitrinlere bakmak yetmiyor çoğu zaman ders aralarında mağazaları karış karış geziyoruz.Yine böyle gezintilerimizin birinde sevgili için büyüklü küçüklü sürpriz hediyeler aldım.Son zamanlarda sürpriz konusunda Ali nin çok gerisinde kaldım,bir şeyler yapmam lazım diyordum.Özellikle en son okula kargocu abinin getirdiği paketin içinden çıkan pick me! (fotoğraf;kolyem ve benJ)kolyemi gören arkadaşlarında “bu kadar güzel hediyeler karşısında sen hala Ali ye bir sürpriz yapamadın mı?cık cık cık” diye söylenmeleri üzerine düşündüm durdum günlerce.Ama bu aralar kafam durmuş gibi.Hiçte öyle harika şeyler gelmedi aklıma.Bende gittim beğendiğim değişik hediyeleri alıp geldim eve işte.Evin değişik yerlerine sakladım Ali girdiği odalardan topladı hediyelerini.Süper ilginç bir şey yapmamış olsamda Ali yi şaşırtmayı başardım çünkü özel bir gün falan olmadığı için hiç beklemiyordu.E önemli olan da bu zaten değil mi J

                                   ************************

Bahçede nöbet tutmayı seviyorum.Bu seferde şansıma bahçe bana düştü.Zeytin ağaçları altında oturup çok bilmiş 8 lerle gülüşmeyi,minik 1 lerin koşuşturmasını ve hiç bitmeyen şikayetlerini dinlemeyi,potaya attığım her top için bir sürü alkış toplamayı,derste yetiştiremediklerimizi bahçede başıma toplanan 7 lerle konuşmayı,yağmur başladığında yanımda beliren rengarenk şemsiyelerini başımın üzerine tutmak için yarışan 4 leri ve daha nicesini seviyorum.Bahçede nöbette olduğumu bilen sevgili şemsiye taşıma özürlü olduğumu bildiği için (kendiside öyle) geçen gün çok güzel bir paketle geldi yanıma.Artık Ali nin hediyelerinin ne olduğunu tahmin etmeye çalışmıyorum çünkü her seferinde şaşırıyorum J Paketin içinden kıpkırmızı yün bir bere ve pembe üzeri işlemeli bir çift eldiven çıkınca sevinçten deliriyordum.Kış yaklaşıyor ve o soğuk kış günlerinde bahçe nöbetlerimde bu hediyelerimle kulaklarım,ellerim ısınacak…

                                   ************************

Günlerdir fragmanlarını defalarca izlediğimiz,gösterim tarihini sabırsızca beklediğimiz “Nefes:Vatan Sağolsun” adlı film dün akşam vizyona girdi.Özellikle Ali ve onun bir çok arkadaşı filmi o kadar heyecanla bekliyorlardı ki dün gece gidip filmi izledik.Yönetmenliğini reklam dünyasından tanıdığımız Levent Semerci nin yaptığı filmde birbirinden güzel manzaralar izledik,çarpıcı replikler duyduk.Ben filmi çok sevdim,çok etkilendim,Alinin elini sımsıkı tutarak izledim bir çok sahneyi…sonunda içime bir şey oturdu kaldı…içime oturanlar eve geldiğimde göz yaşı olup döküldü gözlerimden,sevdiğini kaybetmenin,evladını şehit vermenin acısını düşündüm belki çok azını hissettim o acının…Evet benim çok duygusal zamanıma geldi de çok etkiledi bu film beni.Ama dedim ya beğendim ben…Bu arada dikkatimi çekti de bu yıl ne kadar çok Türk filmi var vizyona girecek olan.70 tane Türk filmi.Ciddi bir sayı bu. Türk sinema tarihinde ilk kez bu kadar fazla sayıda yapım vizyona girecekmiş.Ben şimdi “İki dil bir bavul” u bekliyorum merakla…

Neşeniz bol olsun…

Kalıcı Bağlantı Yorum (12) Yorum yaz!

13.10.2009 · Kategori: her telden

KAHVE KEYFİ

Bütün gün rüzgarla birlikte tepemize doluşan bulutlara bakıp ha yağdı ha yağacak dedik.Akşam üzeri iyice kararan hava ile damlalar düşmeye başladı.Gün batımıyla birlikte gelen yağmuru izlemek için balkona çıktık ama balkondan izlemek yetmedi.Çıkalım dışarıya yağmura nazır bir kahve içip dönelim dedik.Benim kahve ile hiç aram yoktur ama sevgili çok sık olmamakla birlikte kahve keyfi yapmaya bayılır.Hava yağmurlu olunca trafiğe takılıp kaldık bir süre,uzun zamandır trafik çilesini unutmuştum.Trafiğe takılınca siniri alt-üst olanlardanım,hele yağmur olunca trafik çekilmez bir çile oluyor.O karmaşada sıkışıp kalınca bende boş durmayayım birkaç fotoğraf çekeyim dedim…

Starbucks’ın müdavimlerinden değiliz.Ama bu akşam kahve içelim diye yollara düşünce starbucks’a uğramak kaçınılmaz oldu.Kahvelerimizi yudumlarken yağmur sonrası bu güzel akşamın tadını çıkardık.

 

Bu arada uzun zamandır aradığımız  termos bardaklardan starbucks ta bulunca hemde %50 indirim söz konusu olunca bir çift starbucks bardağımız oldu.Şimdi ben okulda teneffüslerde çayımın soğumasını beklemekten çayımı bitiremeyenlerdenim.E artık böyle şeker bir bardağım oldu ya okulda,arabada,uzun yolculukta sıcak-soğuk içeçek keyfimize doyum olmayacak J

 






Yağmur dindi,hava ferahladı,kahvemizi de içtik…daha ne olsun…

 





Neşeniz bol olsun…

Kalıcı Bağlantı Yorum (8) Yorum yaz!

11.10.2009 · Kategori: her telden

PEMBE-BEYAZ...BİR PAZAR...

Bu hafta sonunu bir başıma geçiriyorum.Hastalığın son demlerini dinlenerek atlatmak gayretindeyim.Boncuk gözlüm çok yoğun bir seminer programına dahil olduğu için bu hafta sonu yalnızım L O olmayınca vakit geçmek bilmiyor bir türlü resmen gözüm saate takılı kalıveriyorum.Kitabımı alıyorum elime iki satır arasında saate bakıyorum yada hadi ara versinler de beni arasın diye düşünmekten okuduğumu anlamıyorum.Elimdeki kitap Pompei (Robert Harrıs-Kelebek yay.) bitmek üzere ama bir türlü bitmiyor işte.Bundan öncesinde Kimya Hatun’u okudum bir solukta.Hem de kendimi öylesine kaptırmışım ki okurken bittiğinde nasıl tepki vereceğimi bilemedim.Bu kitabı okuyun ardından Elif Şafak’ın Aşk ını okuyun derim…Kitap hakkında daha fazla yorum yapmak istiyorum ama onu başka bir yazıya saklayayım derim ben.

Yaşamdan Dakikalar yayınlanıyor şu anda.Sunay Akın nereye gitmiş?Hıncal uluç’un o tuhaf gülüşü “Uzak İhtimal” adlı film için söylenen övgü cümlelerine karışıyor.Dakikalarca bu film hakkında konuştular: Uzak ihtimal;sadeliğin zaferi…Belli ki onlar çok sevmiş bu filmi. Merak ettim filmi ve hemen araştırdım.İmdb bu filme 8.6 vermiş.Konu ilginç olsa da filmin fragmanını izlediğimde biraz iç karartıcı gibi geldi bana kimbilir belki bu akşam gider izleriz.

 
Geçen gün sticker lar ile ilgili olarak sevgili Figen abladan bir soru geldi bana: “…senin de zevkine hayranım.Fotoğraflarda gördüğün odaya sence ne renk ve nasıl bir desen uygulayabilirim?Gerçi henüz sticker satan bir yer bulamadım ama gelecek hafta şehir dışına çıktığımda bakacağım ama aklımda belirgin bir şey yok.Senin yazılarına bakıp evinin güzelliğine hayran kalıyorum.Yazıların okuyana yaşama sevinci veriyor.O yüzden sana danışmak istedim.”  Figen ablaya çok teşekkür ediyorum.Soruyu özellikle buradan yayınlamak istedim çünkü tam senin odana uygun renklerde bir şeyler var benim bir odamda,hem bu fotoğraflardan belli olmasada bunların üzerinde hafif simler var,ışık vurduğunda çok güzel parlıyorlar tam istediğin gibi
J Pembe-beyaz…Bugünün renkleri J

Aşk hiç biter mi? Bu harika melodi de bugünün şarkısı olsun.Ne kadar güzel bir ses,ne harika sözler.Bir güzel çift için dinleyiniz efendim…

kalır dilimizde yinelenen bir şarkıda,
bir okul çıkışında, bir çocuk bakışında,
kalır bir kitapta, bir masal perisinde,
bir hasta odasında, bir gece yarısında,
kalır bir durakta, yırtık bir afişte,
buruk bir gülüşte, dalmış yürüyüşte,
aşk hiç biter mi?

Neşeniz bol olsun…

Kalıcı Bağlantı Yorum (12) Yorum yaz!

10.10.2009 · Kategori: her telden

ÇOCUK RENKLERİM

Sonunda yazı yazabilecek,yazılan yazıları okuyabilecek zamanı ve gücü buldum kendimde.Hastalığı tam olarak atlattığımı söyleyemem,ilaçlara ve bitki çaylarına devam…Hatta şuan bile bir taraftan bu yazıyı yazıyorum diğer taraftan tv de bir moda programına gözüm ilişiyor bu arada da bitki çaylarımdan birini yudumluyorum.Boğazımın yumuşaması,ses tellerimin rahatlaması lazım.

Blogcunun sevimli yazarlarından ansızın a söz vermiştim ilk şanslı olarak oyuna katılacağıma dair.Ve hemen başlayalım o zaman.Benim çocukluğumun en güzel renkleri televizyona dair değil aslında ama elbette bir çok çocuk gibi bende izlerdim çizgi film.


O zamanlar da şimdiki gibi pek tv düşkünü olmadığımı anımsıyorum yine de aklımda kalan karelerden biri öncelikle jetgillere ait.Onların o teknolojik yaşamları ve beslenme şekilleri çok hoşuma giderdi.Bunun yanı sıra Beverly Hills vardı bilmem hatırlar mısınız?Süper zengin beverly hills veletlerinin tuhaf hikayeleri
J Kötü kalpli, esmer Bianca ve sarışın iyi kalpli bir kız arasında geçen olaylar…İzliyordum ben onu yaa J Ninja Kaplumbağalar vardı değil mi?Her bölümde o yeşil şeylerin yeni bir macerasını izlerdik ağzımız açık.Yine He Man vardı… Kılıcını kaldırıp “Gölgelerin gücü adınaaaa” diye bağırırdı sarı saçlı,yiğit He Man J Bir de onun bayan versiyonu She Ra yı unutmamak lazım.Savaşçı ve bir o kadar da güzel kızımız She Ra…ne çok kılıç sallamışlığı vardı kötülere…hey gidi heyyy…Bu arada He man ve She ra kardeşmiş!Daha küçük yaşlarda iskelotor onları bulmasın diye ayrılmışlar.Artık bu hikaye çocuk kalbimi nasıl etkilediyse yazasım geldi…

İşte böyle sevgili ansızın.O günlere dair hatırladıklarım bunlar benim.Benim öyle herkes gibi net çizgilerim yokmuş şimdi yazarken fark ettim.O zamanlardan belliymiş bu günlerim J Baksana bir yandan Beverly Hills gibi tam kızlara göre bir filmi hatırlarken diğer yandan He Man ı hatırlıyorum JJ

Son olarak çizgi filmlere dair hatırladıklarımda karışıklık yahut isimlerin yazılışında filan hata olabilir.Mazur görünüz efendim ne de olsa geçmiş zaman J

Neşeniz bol olsun...

Kalıcı Bağlantı Yorum (7) Yorum yaz!

5.10.2009 · Kategori: Evimiz_guzel evimiz

EVİMİZ, GÜZEL EVİMİZ...

Yine evimizden minik bir bölüm, küçük bir yenilik daha…Evimde değişiklik yapmaktan hoşlanıyorum ve renkleri evimde cesurca kullanmayı seviyorum.Evet çok çabuk sıkılırım her şeyden kabul ama bir fikir biterken mutlaka bir yenisi başlıyor bende J

 
Geçtiğimiz günlerde şu postta 
bahsettiğim kırmızı kelebeklerimiz evimizin duvarlarındalar artık.Daha öncede bahsetmiştim ya bu stickerlar kumaş o yüzden çok daha şık görünüyorlar.Kelebeklerin bir kısmını TV ünitemizin duvardaki ışıklı parçasının altına yapıştırdık.Odayla uyumlu ve oldukça hoş bir görüntü ortaya çıktı.Bir kısım kelebeği ise dış kapıdan girince hemen soldaki duvara uyguladık ki eve girer girmez bahar tadında harika bir görüntü karşılıyor gelenleri.Ama onları fotoğraflamayı unuttum şimdide kalkıp fotoğraflamaya üşeniyorum
J

 
Fotoğrafta bir kısmı görünen çerçeveler İkeadan fotoğraftakilerde tahmin edileceği üzere bir güzel çiftin bir kısmı
J Kırmızı çiçek mumlar Mudo,çiçek mumların arasındaki fotoğraf Alişim in bebek hali (rahmetli babaannesinin kucağında)çerçeve içindeki şeffaf-siyah taşlar ikea, kırmızı taşların ise nerden olduğunu hatırlayamıyorum ama tasarım bize ait J Bunlar hakkında sorular gelmeden ben yanıtlayayım dedim J

Bu yazıyı bir elimde mendilim,bir elimde ballı meyve çayım ve kucağımda bilgisayarım dura-dinlene yazıyorum.Hastayım…O yüzden beni birinci şanslı seçip oyununa beni de dahil eden canım arkadaşım ansızın’ın oyununa hastalığımın beni halsiz bırakması nedeni ile eşlik edemedim.Ama unutmam iyileşince o oyuna katılacağım…

Burada, keşfettiğim güzel tasarımlardan,takılardan bahsetmeyi seviyorum biliyorsunuz. Bugün de bir link yazmak istiyorum. Sizde sticker sevenlerden iseniz buradaki tasarım harikası desenleri çok beğeneceksiniz eminim.Onun haricinde bir çok ürünü inceleyebilir,fikir edinebilirsiniz.Buyurun;

http://www.evimizinherseyi.com/kategori/duvar-sticker

İyi eğlenceler…

Kalıcı Bağlantı Yorum (11) Yorum yaz!

1.10.2009 · Kategori: her telden

PİCK ME! AKIMI



Tasarımların güzelliği ve orijinalliği beni önce gülümsetti ardından kapıldım bende bu akıma.Sevgili, bu sevimli şeylerden fotoğrafta gördüğünüz I CAN DO IT  adlı şeker şeyi almış benim için.Ee beni tanıyor ve neleri sevdiğimi çok iyi biliyor J Onlardan bir tanesini öyle çok istiyordum ki şimdi benim…İnceleyin eminim sizde isteyeceksiniz bunlardan bir tane J

“Pick me! Üzerinde takı değil, tasarım taşımak isteyenlere.

Pick me! Yalnızca bir takı değil;yüzük,kolye,küpe ve yaka iğnesi ile başlayıp zamanla büyüyecek renkli bir tasarım ve mutluluk projesi.

Renkleri, kombinasyonları, heyecanlı tasarım fikirleriyle gecenize, gündüzünüze, ışığınıza dokunan Pick me!, onu her takanın üzerinde farklı parlayacak.

Tasarımcı Sadi Tekin tarafından ilk kez 2005 yılında üretilen Pick me! 2006 ve 2007 yıllarında İstanbul Desing Week’te sergilendi ve büyük beğeni kazandı.Gelen talep üzerine üretime başlayan Pick me! ler şimdilik Sadi Tekin’in el çizimlerinden hayata geçirilen ve 3mm. akrilikten lazerle kesilmiş kolye, küpe, yaka iğneleri ile Basic ve Kamasutra serisi yüzüklerden oluşuyor.”

 

“Melekler Korusun” adlı diziyi izleyenler dizi karakterlerinden marjinal kız Özgür’ün boynundaki Pick me!leri görmüşlerdir eminim.

Bu arada bu harika tasarımların sahibi sayın Sadi Bey’le irtibata geçtim,sağolsun Pick me! hakkında merak ettiklerim konusunda beni bilgilendirdi.Bende sizleri bilgilendirmek istedim J Buradan kendisine bir kere daha teşekkür ediyor ve başarılarının devamını diliyorum…

 

Facebook kullananlar için Pick me! facebookta...Pick me! haberlerini oradan da takip edebilirsiniz…

Haydi bakalım Pick me!lere;

 http://mypickme.com/basic_tr.php

Neşeniz bol olsun... 

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (13) Yorum yaz!

29.9.2009 · Kategori: benligime hosgeldin icimin gulen yuzu

SOLMADAN...




Her yıl bu mutluluk

Yeni eğitim-öğretim yılı hep yeniden başlasa dedirten, Mutluluğu yaşatan sevgili sen iyiki varsın



Çiçeklerim solmadan onları fotoğraflayıp burada yayınlamak istedim.İleride dönüp baktığımda yine yine gülümsemek için…





Solmadan…
Güllerin solmadan…
Sulamak istedim yüreğini…
Sevgi verdim su misali..
Her zaman ki gibi;
Soldurma yüreğini;
Soldurmam gülüşlerini...

 

ALİ'den kısaca... Gülümse

Neşeniz bol olsun...






Kalıcı Bağlantı Yorum (10) Yorum yaz!

27.9.2009 · Kategori: Evimiz_guzel evimiz

MOBİLYALARIMDAKİ TAŞLAR

“Blogunu unuttun mu yoksa dediler” “yok” dedim hiç unutur muyum unutmadım ama yazmaya fırsat bulamadım ki.

Şimdi sen aylarca yat sonra okullar açılsın,ders zili çalsın gel de bu tempoya alış.E zor oluyor,zaman alacak…Bu yıl çok ama çok yoğunum kendi okulumun yanı sıra yepyeni şirin mi şirin bir  okulda daha görevliyim haftanın iki günü.Yeni bir öğretmenler odası yeni sınıflar derken bu sene benim için yoğun ama bir o kadar da eğlenceli geçeceğe benziyor.Öyle geçen yılki gibi sabahları uykuma doyayım,haftada bir günümde boş olsun şeklinde bir durum yok bu yıl.Hafta içleri böylesine dolu olunca hafta sonlarının kıymeti bir başka oldu gözümde J

Daha iki gün okula gittim ama iki günde ses gitti her yıl olduğu gibi.İlk haftalar çekeceğiz bunu, okulda son saatlerde kaybolan sesim yüzünden evde bir süre bakışarak anlaşacağız J Ama yakın zamanda geçecek bu hal ve ben yine en yüksek tonda anlatamaya devam edeceğim derslerimi.

Yeni öğrencilerim ve benim geçen yılki sevimli canavarlarım hakkında anlatacak çok şey olacak.Mesela benim sınıfım 6 lar bu yıl 7 oldular.Alt tarafı 3 ay görüşmedik ama sanki yıllar geçmiş gibi…Ergenliğin nimetleri mi desek ne desek bilemem ama tanımakta zorluk çekiyorum onları.Büyümüş benim minik 6 lar J

Dedim ya haftasonları çoook kıymetli artık benim için.Bu haftasonu cumartesi gününü çokça uyuyarak,uyandıktan sonra gezerek akşamına da bir düğüne katılarak tamamladık.Ramazan bitti ya düğün mevsimi bir süreliğine yeniden başladı.Cumartesi günü böyle bitince tüm işler bugüne kaldı.Bugün erkenden uyandırıldık L ve evde hummalı bir çalışma başladı ve akşam saatlerine doğru kış temizliği bitti,evimiz mis gibi oluverdi.Bir tek halılarımız kaldı sanırım onlarda yarın getirilip serilirler yerlerine.

 

Konu evden açılmışken hemen benim geçenlerde aldığım taşların ne işe yaradığını merak edenler için fotoğrafları yayınlayayım.Fotoğraftakiler burada bahsettiğim metre hesabı olarak satılan taşlar.Eve gelipte bu taşlara vurulmayan yok J “Kime yaptırdınız?” diye soruluyor çokça.Biz yaptık J Taşları yapıştırmak için silikon kullandık.İşin güzel tarafı istediğiniz zaman taşları kolayca çıkarabiliyorsunuz ve mobilyada hiçbir şekilde iz yada hasara yol açmıyor.Diğer yuvarlak taşları da yine silikonla İkea çerçevelerimden bazılarına uyguladım.Onları da fotoğraflayacağım en kısa zamanda.

 

Neşeniz bol olsun…

Kalıcı Bağlantı Yorum (10) Yorum yaz!

23.9.2009 · Kategori: Evimiz_guzel evimiz

AYNALAR VE KELEBEKLER


Bir önceki şu yazımda yayınladığım fotoğraflardaki aynalar hakkında çokça soru gelince bende aynaları da fotoğrafladım sizler için.Öncelikle aynaları İkea dan aldık.Bir paket içinde 4 ayna var ve her bir aynayı duvara yapıştırabilmek için özel yapışkanlı kağıtlar çıkıyor paketin içinden.

Bu fotoğraflardaki aynaları eve girdiğimiz zaman hemen solumuza gelen kolona yapıştırdık biz.Aynaları istediğiniz gibi dizayn edip yapıştırabilirsiniz ama farklı bir şeyler yapayım deyince biraz zahmetli oluyor.Çünkü yamuk olmaması,aradaki mesafeyi ayarlamak ve duvarı ortalamak çok önemli.Bu aynaları Ali ve eniştem birlikte yapıştırdılar,aynaların bu şekilde yapıştırılması da ablamla benim fikrim…

Aynı aynalardan bir de salonumuzdaki konsolun üzerindeki duvara yapıştırdık ve çok güzel oldu.Oradakileri çok daha farklı şekillerde yapıştırdık bir gün onları da fotoğraflarım.

 

Bir de yeni kırmızı kelebeklerimden bahsetmek isterim.Daha öncede sizlere kumaş stickerlardan ve onların daha şık olduğundan bahsetmiştim.Dün Koçtaş ta bu kıpkırmızı kelebekleri görünce dayanamayıp aldım.Koltuklarımızın rengiyle ve döşemelik kumaşlarıyla o kadar uyumluki uyguladığımda çok güzel olacaklar eminim.Çünkü onlar hakkında değişik planlarım var J ama onları uygulamak için evde kış temizliğinin yapılmasını bekliyorum J Kırmızı kelebeklerimizin duvarlarımızda nasıl durduklarını da onları uyguladıktan sonra paylaşacağım…

 

Neşeniz bol olsun…

Kalıcı Bağlantı Yorum (10) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »